HARMANDALI KÖYÜ
SİTEDE GÖRDÜĞÜNÜZ REKLAMLAR ALAN SAĞLAYICISININ KONTROLÜNDE OLUP SİTE YÖNETİMİNİN HİÇBİR DENETİMİ YOKTUR. BEĞENMEDİĞİNİZ BİR REKLAM OLURSA SAYFAYI YENİLEMENİZİ TAVSİYE EDER, SAYGILAR SUNARIZ.


EĞER HALA ÜYE DEĞİLSENİZ, BU PENCERENİN HEMEN ALTINDAKİ "KAYIT OL!" BUTONUNA TIKLAYARAK KAYDOLUP SİTEYE YAZI VE RESİM YOLLAYABİLİRSİNİZ...
TÜRKİYE
 
 
Similar topics
    YEDİ DEVLET BİR MİLLET
    AZERBAYCAN
    ERMENİSTAN
    En son konular
    » www.harmandali58.com
    Perş. Mart 24, 2011 4:54 pm tarafından Admin

    » 13.11.2010 (Yeni Video)
    C.tesi Şub. 26, 2011 11:22 am tarafından Admin

    » Kurban etini sebze ile tüketin... (Basından)
    Çarş. Kas. 10, 2010 4:26 am tarafından Admin

    » Hz. İbrahim ve Kurban
    Salı Kas. 09, 2010 5:23 am tarafından Admin

    » Süleymaniye bayramda ibadete açılıyor... Darısı Ayasofya'nın başına...
    Salı Kas. 09, 2010 5:19 am tarafından Admin

    » Harmandalı'da Yol Rezaleti...
    Cuma Ekim 15, 2010 12:44 pm tarafından Admin

    » Apış-Emrah
    Çarş. Ekim 06, 2010 11:24 am tarafından apış

    » 2010 KPSS Eğitim Bilimleri Sınavı İptal edildi...
    Cuma Eyl. 17, 2010 11:53 am tarafından emrah

    » Kur'an-ı Kerim ve Hadislerde Türkler
    Ptsi Tem. 12, 2010 5:26 am tarafından 401kafkef

    » Tahtyurt
    Çarş. Mayıs 26, 2010 4:11 am tarafından Admin

    Istatistikler
    Toplam 209 kayıtlı kullanıcımız var
    Son kaydolan kullanıcımız: Elvin78

    Kullanıcılarımız toplam 233 mesaj attılar bunda 149 konu

    Hakiki hayat

    Aşağa gitmek

    Hakiki hayat

    Mesaj tarafından cemelli58 Bir Ptsi Eyl. 15, 2008 7:51 am

    Yalın ayaklarınla bastın mı hiç
    kızgın toprağa?
    Yürüdün mü
    tüy üstündeymiş gibi rahat rahat?

    Uğraştın mı
    yastık gibi keseklerde
    uykusuzken uyumağa?
    Doldu mu gönlün sevinçle
    etmiş gibi istirahat?

    Yedin mi söyle!
    tandırda tezekle pişirilmiş aşı;
    altı yanmış çörekle
    küle belenmiş lavaşı?

    Boşaldı mı gözlerinden
    mutluluktan gözyaşı?
    Senin değil,
    biliyorum kimin kabahat?

    Burçak yoldun mu
    battı mı kremli ellerine
    çakır dikenleri?
    Acıyla hissettin mi
    acı çekenleri?
    O dikenler üzerinde ömrü boyu
    keklik gibi sekenleri
    hayal ettin mi
    Anlamak istemeyenlere inat?

    Soğuk, buz kesen kış gecelerinde;
    ısındın mı hiç saçma, tezekle ısınan tandırda
    tarifsiz, tatminsiz bir istekle?

    Dürcük çorbasını, bulgur aşını
    büyük bir zevkle
    kaç kere içtin söyle
    Bazlaması küflü, yufkası bayat?

    Kar kürüdün mü
    sürgü edip ellerini, damlardan?
    Seyrettin mi, buğulu manzarayı doyasıya,
    naylon camlardan?
    Gaz lambasının lüks sayıldığı
    idare lambasının nadir bulunduğu
    o unutulamaz anlardan;
    haberin yoktur senin
    oysa bunlar saklanamaz hakikat!?

    Dağlarda tek başına
    hayvan otlattın mı?
    Büvelek tutunca sığırlar
    mesesi fırlattın mı?
    Çok sevdiğin koçu, tekeyi
    çaresiz kaldığında
    istemeye istemeye sattın mı?
    Astın mı hayallerine hiç surat?
    Ne köynek giyinmişsin
    ne sahtiyan çarığı.
    Bostan bellememişsin
    bilemezsin maşala, karığı.
    Nereden bileceksin
    tabanlarımdaki iyileşmez yarığı.
    Anlamazsın anlatsam da
    versem de daha fazla tafsilat.

    Herk yaparken kırdın mı hiç
    emanet köteni?
    Ürküp parladı mı atların
    saman yüklüyken çeteni?
    Ağıllarda yatarken;
    Söyle, Allah rızası için söyle!
    kaç kere Kene ısırdı seni?
    Söyle unuttuğum hakikatleri
    haykırarak yüzüme fırlat!

    Ekin biçtin mi,
    ot, yonca biçtin mi?
    Yorgunluktan kendinden geçinceye,
    bayılıncaya kadar
    yığın yığdın mı?
    Kaldıramadığın destelerden.
    Gidip tarlalara ta geceden
    dönmediğin oldu mu hiç
    günlerce imeceden?
    Devam ettin mi çalışmaya
    bitse de dizlerinde takat?

    Firezler soğukkuyu ayakkabından
    ayaklarına battı mı?
    Ekin yüklüyken kağnın
    bütün uğraşmana rağmen
    devrilerek yan yattı mı?
    Ya kağnılar, gıcırtısını
    İştahla söylediğin türküler kattı mı?
    Ne olur çekinme anlat,
    anlat da şu hüzünlü içimi aydınlat.

    Öküzlerle koşulup düvene
    harman sürdün mü?
    Bazlama ekmeğe söyle
    hiç somun dürdün mü?
    Geceleri kırlarda yalnızlıktan korkunca
    itlerle birlikte kurtlara ürüdün mü?
    İsyan etmeden
    şikayetçi olmadan
    Ağırlaştıkça hayat.

    Savurdun mu dirgenle
    yaba bulamayınca malama?
    Gömüldün mü
    samanlıkta hiç kese, samana?
    Allah, Lillah aşkına söyle!
    Koşuldun mu hiç kara sabana?
    Sevmesen, istemesen de
    Ettin mi seni sevmeyenlere itaat?

    Ne adı belirsiz hastalıklarla
    Aylarca hasta yatmışsın,
    ne doktor, ne ilaç
    ne hastane için
    varını yoğunu satmışsın!?
    Ne de acılı gözyaşını
    ekmeğine katık yapmışsın!?
    Sevmedim, sevemedim
    benzemiyor tabiatıma
    sendeki tabiat.

    Bunlar benim vazgeçemeyeceğim
    gerçek hayatım, gerçeklerim.
    Çok iyi bak, tanı beni!
    Benim gibisin sanıyordum
    tanıyamıyorum seni!?
    Ne olursan, nerde olursan ol
    Bozma, ne olur bozma seviyeni.
    Konulur önüne yoksa
    nefretlerden örülmüş barikat.

    Evet, bizi konuşuyorlar
    her yerde yıllardır utanmazlar!
    Sadece konuşurlar
    halimizi hiç umursamazlar.
    Bağırırız, sesimizi duymazlar.
    Her şeyimizi veririz
    vermesek de zorla alır
    bir türlü doymazlar.
    Ayrı dil dilleri,
    ayrı dinden sanki dinleri
    bizi asla anlamazlar.
    Uyan artık gafletten,
    nesiller de uyansın!
    Onlarla olan bağlarını
    hiç acımadan
    Bir bir; kır kır at! cheers eser banaaittir cemelli58
    avatar
    cemelli58
    Uzman Üye (50+ mesajı var)
    Uzman Üye (50+ mesajı var)

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 54
    antalya

    İş/Hobiler : bilgisayar oparoturu
    Kayıt tarihi : 03/09/08

    Sayfa başına dön Aşağa gitmek

    Sayfa başına dön

    - Similar topics

     
    Bu forumun müsaadesi var:
    Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz